14 Eylül 2019 Cumartesi

Affetmek Öldürür


Siyah bir kuyunun içindeyim, hatta tam dibinde. Ne ara başladı beni kuyuya iten fırtına, ne ara kaybettim olanca enerjimi bilmiyorum ama 7 aydan fazla sürdü bitmeyecek sandığım düşüşüm. Şu an dipteyim.
Her yer karanlık.  Ki ben nasıl da renkliydim… Renklerimi özledim, kahkahalarımı özledim. Kırmızıydım ben, siyahı hiç sevmedim.
Sadece özlemenin çok fena olduğunu zannedirdim. İnsanın kendi rengini kaybedip siyaha hapsolması da çok fenaymış, öğrendim.
Yaşama bir yolculuk olarak bakıyordum, her şey bilmediğimiz bir şeyi öğrenmemiz için başımıza gelir derdim. Öğretilerin topyekün başımdan aşağı gümbür gümbür atıldığı bir başka zaman dilimi daha ben hiç görmedim.
Kendimle yüzleştirm. Sevmediğim yanlarımı değiştirmeye çalışıyordum bu düşüş başlamadan önce. Şimdiki gibiydi aslına bakarsan, tek bir derdim yoktu, hala da yok çok şükür. Fakat öyle bir hata yapmışım ki, kendime kızmadan edemiyorum.
Kendimi değiştirmeye çalıştım. O asi yanımı öyle bir törpüledim ki içimde en ufak öfke kalmasın diye, öyle bir affettim ki affedilmeyecek kim varsa, kendimi bile, sonunda tüm hayat enerjimi kaybettim. Affederek kendi ruhumu öldürdüm.
Yalan söyledim, sevmiyorum öğretmenliği, hatta nefret ediyorum.Temel lisesinden kolejine bire bir gördüm, paranızı asla zamanında vermiyorlar. Her maaş 5 hafta gecikmeli. Tüm öğretmenlerle derse girmeme eylemi yapıldığında şak diye yatıveriyor paranız. Patronlar altlarındaki  800 binlik arabarı üst modelle değiştirmek için paranızı faize yatırıyor ve vermiyorlar maaşınızı.
2018’in Kasım’ıydı yorulduğumu hissetmeye başladığımda. Sabah 8:30 akşam 7 çalışıyordum ve ben bir öğretmendim, fabrika işçisi yerine konulan binlercesinden biri. Artık enerjim kalmamıştı. Biri bir şeyler anlatırken bomboş ona bakıyordum ve bloke bir algı ile replay tuşuna basacağım saati bekliyordum. Öyle yoruluyordum ki akşam otobüse giden yolda yürürken dengemi kaybediyordum çoğu zaman, görme bozukluğu yaşamaya başlamıştım. Boş bir tek saatim yoktu, sabah 8:30 akşam 7 arası full ders. 1 saat olan öğle aramız da 35 dkya düşürülmüştü.
Beni her gören senin neyin var diyordu. İlaç kullandığımı zannediyorlardı. “Bir şey varsa söyle çekinme yardımcı oluruz” diyenleri bile vardı. 😊 Ben içki bile kullanmam. Sadece çok yorgundum ve çok ciddi bir tatile ihtiyacım vardı. Haricinde spesifik olarak bir şeyim yoktu. Öyle enerjisizdim ki, kendimi bile istemiyordum, kendime bile tahammülüm yoktu. Süslenmek, makyaj, ojeler, elbiseler hiçbiri, hiçbir şey moralimi boostlayamıyordu. Düşüyordum, bazen hızlı, bazen yavaş. Bir Allah’ın kulu bile anlamadı.
2018 Şubat’ında ayın 14’ü falandı beni iki okula verdiler. Çalıştığım yere bağlı iki okula birden gitmem gerektiğini söylediler. O gün koleje başladığımda neler döndüğünü öğrendim. Arkası kesilmeyen öğretmen istifaları, beşer onar okuldan alınan çocuklar… batılıyordu. Kaçmak lazımdı. Öyle de yaptım. Başka bir kolejde işe başladım ama orada da zamanında para verilmiyordu, kaldı ki söylenene göre verilmeyecekti de. Dönem sonu oradan da ayrıldım. Yani işsizim.
Birikimim var, baya bir idare de eder, maddi sıkıntım yok. Bu diyebileceğim hiçbir sorunum yok. Kimseyle görüşmek istemiyorum, kimseyi dinlemek istemiyorum. Kendimi dinlemekten nefret ediyorum ama kafamdaki kadın hep aynı şeyi tekrarlıyor: “Beni neden öldürdün.”
O deli kadını neden öldürdüm? Neden hayatımın tüm siyahlığını rengarek boyamış o deli, kahkahalar atan, kendiyle bile dalga geçen, her şeyin en komik yanını bulan ve eğlenebilen, kim ne der diye bakmayan, sesi gür o kadını ben neden öldürdüm? Daha sakin biri olabilmek için, daha anlayışlı, sinirlenmeyen. Peki ne oldu? Oldum. Ne işe yaradı? Kendimin katili oldum. Tüm yaşam enerjimi, yıllarca  çektiği her dertle yaptığı, her yanlışla yoğurularak büyümüş bir kadındı o. Beni ben yapan tek şeydi. Geçmişimdi. O kadın olmadan bırak geleceği düşünmeyi şimdimi bile yaşayamıyorum.
O olduğunuz ve öldürdüğünüz kadını özlemek, 10 yıl görmediğiniz sevgiliyi özlemekten daha beter. Yemin ederim. Çünkü… Görüp sarılmak istemek ama sarılamamak, o adamın sarılmasına da izin de vermemek… Lanet ki ben o kadını öldürdüm. O kadını nasıl dirilteceğini bilen biri varsa bana ulaşsın. Tek çıkar yolum o kadını hayata döndürmek ve ben bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum.
Redsonjaa